12 Şubat 2013 Salı

Merhaba

BLOG AÇTIK BUYRUNNN...

Efendim bilog açtık lütfen elinizi korkak alıştırmayın, buyrun...

Şöyle bir açılış yapalım, alıntıyla karışık: 'Çağımız kendisine sadakat yaratmada büyük bir başarı sağlamıştır ve bundaki kilit etmenlerden biri tatminin sadece mümkün değil, kolay hatta kaçınılmaz olduğu yanılsamasını yayma becerisidir.Düzenli yaşanan ekonomik krizler bu yanılsamanın maskesini indirirler indirmesine ama genellikle yanılsamanın gerçek yüzü sadece belli kimselere, kısa süreliğine ve sınırlı görünür. Sistemin mekanizmaları sorgulanır ama sınırsız kişisel özgürlük ve seçenek olduğundan herkes herşey olabilir ve herşeyi elde edebilir varsayımı sorgulanamaz. Ne düşünce ne çaba gereklidir. Sadece istemek, olmaya, edinmeye yeter. Reklamlarla sinsice ve kişisel gelişim endüstrisi tarafından pompalanan mesaj budur. Ve simgesi 'İyi Günler' olan 'Şen Şakrak Kişilik' çağın idealidir. Ama ciddi bir problem de var tabii: Rol yapmayacaksınız...Öyle olunca iyi günler dileyen gülümser çağın şen şakraklarının gittikçe daha fazla anti-depresan kullanmasına şaşmamak gerekiyor. Işıltıyla gülümseyen şen-şakrak depresifler çağın fenomeni haline gelmiş bulunuyor.
Özdisiplin gibi konular da bitmiş vaziyette. Aleni otoriteyi temsil ettiği varsayılan Devlet Başkanları ve Başbakanların özel hayatları, cinsel tercihleri ve hatta ilişkilerinde kullandıkları 'objeler' bile tirend topik olunca, dinsel liderlerin bağış toplamak için paraşütle inanç atlayışı yapmaları ve yöneticilerin şirket bültenlerinde yayınlanan, outdoor aile yakınlaşması 'iventlerinde' pantolonları yerde, (affınıza sığınarak) kıçları krem peynirle dolu fotoğrafları vaka i adiyeden sayılıyor. Ee sorun ne peki? Baskı yok herkes özgür, şen-şakrak, dimağlar ve çakralar açık, herkes kuul (bi o doğru zaar; u'nun birini attınmı öze döndün dimektir). Herşey mübahsa herhangi bir şey için söz söylemenin de gereği yok mu acep?? Hadi bıyrın...Bılogu açtık hayrattır....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder