24 Mart 2013 Pazar

AKİL ADAMLAR ...
Zor iş bence akil adam (adem) olmak. Türk Dil Kurumu sözlüğüne baktım 'akıllı, zeki kimse' diyor. Benim için zor en azından...
Ama bir egemen otorite tarafından 'akil adam' diye 'atanıyorsanız' kestirmeden bu payeye de ulaşabiliyorsunuz (payeyse bu eğer). Şimdi işin zorluğu bence burada başlıyor: Önceden akil değilseniz bile artık 'akil bir insan' olma zorunluluğunuz ve sorumluluğunuz var. Yani, değilmi ki ülkemizdeki gibi 'serbest demokratik piyasa' modeliyle yönetilen bir ülkede iktidar sizi 'akil' olarak atadı (eğer ben akilim beni seçin demediyseniz) o vakit sizden bir beklenti var demektir. Niye çok hayati bir müzakere sürecine akil insan atanır diye düşündüğümde, benim ulaştığım cevaplar şunlar:
1Müzakere tarafları güven mekanizmasını henüz oluşturamadıklarından bunu her iki tarafın da güvendiği akillere bırakırlar,
2- Dolayısıyla müzakere tarafları çeşitli yollardan haberleşip anlaştıkları şartların denetimini de akillere bırakırlar,

Peki niye? 
Yani niye bu hayati süreç akillere bırakılıyor? Benim sonuçlarım şunlar:

1- Müzakere taraflarında güvensizlik o kadar derindir ki, güveni tesis edecek yeterlikte 'akil' bulunamamaktadır,
2- Ama Türkiye Allahtan akil adam konusunda bir deryadır,
3- Müzakere sürecinin getireceği sonuçlar (tarafların seçimleri ve sonuçları yani) tatmin edici olmazsa, bedeller devreye girecektir,
4-  Bu noktada akillerin bedeli ödemesi, tarafların bedeli ödemesinden çok daha kolay olacaktır
5- Öyle ya; süreç yediemine bırakıldığına göre, sürece halel gelirse yedieminin eminliği sorgulanacaktır.

Benim kısıtlı siyaset bilgimin ulaşabildiği sentez budur. Yani bu dönemde akillik riskli ve zordur. Yapacağın bir akillik kimseyi memnun etmeyebilir. Ümidimiz, akil ademlerimizin ellerini bu ağır taşın altına koyacak kadar kuvvetli, bilgili, aydın, bilge, sorumluluk sahibi ve fikir önderi olmalarıdır. Duyduğumuz ilk akil adem isimleri doğruysa, fikrimce hepimize 'akilli olun ulen' denmektedir.  


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder